Klavye Hızlı Yazma Rekorlarını Neden Hep Türkler Kırıyor?

Bu yarışmalar, merkezi İtalya’da bulunan, Uluslararası Bilgi İşlem Federasyonu(INTERSTENO) tarafından iki yılda bir çeşitli ülkelerde Dünya Bilgisayar Şampiyonaları adı altında düzenleniyor. Futbolda Brezilya neyse bu yarışmada da Türkiye o!

22 kez Türkiye, 3’ünde rekor olmak üzere toplamda 9 kez Dünya şampiyonu olan Celal Aşkın‘a bu işin sırrını sorduk.

Dünya Bilgisayar Şampiyonaları toplamda 3 yarış kategorisinden oluşuyor.

Celal Aşkın

Bunlar; 0-16 yaş arası “öğrenciler”, 17-20 yaş arası “gençler”, 21 yaş ve üzeri “deneyimliler” kategorisidir.

Toplam 7 yarış türü bulunmakta olup, bu türlerin hepsi ayrı ayrı değerlendirmeye alınıyor:

1. Hatasız Sürat Yarışması: Yarışma, her yarışmacının kendi ülkesinin dilinde yazılmış ve yarışmadan hemen önce dağıtılan 15 sayfalık basılı metni en hızlı şekilde 30 dakika boyunca imlâ ve noktalama işaretlerine dikkat ederek yazılması şeklindedir. Her bir vuruş 1 puanla değerlendirilirken her bir hatada ise 100 vuruş ceza indirimi olarak düşülmektedir. Yarış bitiminde brüt vuruştan hata sayısı kadar ceza indirimi düşülerek net vuruş hesaplanıp derecelendirme yapılır.

2. Yazı İşlem Yarışması: Yarışmacılara yarışma başlamadan önce USB bellek ile bir Word belgesi verilir. Ayrıca basılı olarak 10 sayfalık bir metin verilir. USB bellekte hatalı olarak verilen Word belgesindeki hataların, basılı olarak verilen metnin doğru haline bakarak yarışma süresi boyunca en çok düzeltmenin yapılması istenir. Yarışmanın süresi 10 dakika olup, her bir düzeltme 100 puan olarak hesaplanırken her bir hatada 500 puan ceza indirimi uygulanır.

3. Anında Sesi Yazıya Çevirme Yarışması: Bu yarışma türünde her yarışmacının kendi ülke dilinde seslendirilmiş 8 dakikalık ses diktesini (her 1 dakikada artan ses hızıyla) mümkün olduğunca en hızlı ve doğru bir şekilde, kelimeleri atlamadan, duyulanın anında Word belgesine aktarılması şeklinde yapılmaktadır. Yazmayı bıraktığınızda ya da 8 dakika geçtiği anda yarışma sonlanmaktadır. Yarışma bittikten sonra düzeltme yapılamamakta ya da ek süre verilmemektedir.

4. Sesi Yazıya Çevirme ve Sonradan Düzeltme (Stenografi) Yarışması: Bu yarışma türünde ise, her yarışmacının kendi ülke dilinde seslendirilmiş 10 dakikalık ses diktesini (her 1 dakikada artan ses hızıyla) mümkün olduğunca en hızlı ve doğru bir şekilde, kelimeleri atlamadan, duyulanın anında word belgesine aktarılması şeklinde yapılmaktadır. Sesi yetiştiremediğiniz yerde ve yazmayı bıraktığınızda 10 dakikalık sürenin bitmesinin beklenmesi gerekmektedir. Bu süre sonunda yarışmacılara 30 dakika yazılan metni düzeltme, işleme ve ekleme yapma süresi verilmektedir. 

5. Profesyonel Kelime İşlem Yarışması: Yarışmacıya yarışmadan hemen önce USB bellek ile bir ya da birkaç metin, aynı zamanda veri ve resimler verilir. Ayrıca kendi dilinde yazılmış yarış talimatları alır. Bu belgeler üzerinde metin kelime işlemcisinde, verilen talimatlar doğrultusunda (metnin yapısı ve yeniden biçimlendirilmesi, nesnelerin yerleştirilmesi ve akıllı konumlandırmalar, yapılandırılmış verilerin seçilmesi, ayrıştırılması ve birleştirilmesi, adres-mektup birleştirme, otomatik numaralandırma, şablon değiştirme, tabloların akıllıca kullanılması, gelişmiş arama değiştirmesi) gerekli düzeltme ve düzenlemeleri 75 dakika boyunca yaparak kendisine verilen tüm talimatları bitirmeye çalışır.

6. Ses Deşifre Yarışması: Yarışmacılar bu yarış türünde, anadillerinde dijital ortamda kaydedilmiş ses dosyalarını, kulaklık ve çeşitli teknolojik aletler kullanarak en hızlı şekilde 15 dakika boyunca yazıya çevirmeye çalışmaktadırlar. 

7. Not Alma ve Raporlama Yarışması: Bölümlere bölünmüş ve artan bir hızda 10 dakika dikte edilmiş ses dosyasının imlâ ve noktalamalara dikkat edilerek, bölüm başlığı, ana teması, alt başlıkları, bölümün içeriğini düzenleyerek bir bütün halinde ve verilen formatta hazırlamaları şeklinde yapılmaktadır. Yazılan 10 dakikalık ses metninden sonra 60 dakika süre verilerek yazılanların verilen formata uygun hale getirilmesi istenilmektedir.

Dünya Bilgisayar Şampiyonaları’nın yanı sıra INTERSTENO’nun Türkiye Temsilciliği tarafından her yıl internet üzerinden Türkiye İnternet Klavye Şampiyonaları yapılıyor.

Bu şampiyonalar Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda öğretmen kontrolünde internet üzerinden yapılıyor.

Yarışmalarda çok sayıda dünya rekoru kırabilmemizde F klavyenin önemi bir hayli büyük.

Dr. İhsan Sıtkı Yener

Standart Türk klavyesi olarak kabul edilen F klavye, “F Klavyenin Babası” olarak bilinen Dr. İhsan Sıtkı Yener tarafından uzun çalışmalar sonucunda oluşturuldu ve Türkçeye en uygun klavye olduğu, kazanılan birçok dünya rekoru ile de kanıtlandı.

Dr. İhsan Sıtkı Yener ve oluşturulan komisyon, Türk Dil Kurumunun kılavuzundan yararlanarak Türkçemizde kullanılan 30.000’e yakın kelimenin değerlendirmesini yaptı (Komisyon içinde Türk denetçiler olduğu gibi konunun uzmanı olan yabancı katılımcılar da bulunmaktaydı).

Türkçe sözlerde çok sık kullanılan seslerin karşılığı olan harfler F klavyede en kolay ulaşılabilecek yerlere serpiştirildi.

Türkçedeki harflerin kullanılma oranları, ünlü-ünsüz ses ilişkileri, hece ve söz yapısı, parmakların kuvvet, yetenek ve işleklikleri göz önünde bulundurularak üretilen F klavye, bu özellikleri bakımından Türkçeye çok uygundur.

Türkçemizde kullanılan sesli harfler sol ele, sessiz harfler ise sağ ele oranlanarak oluşturuldu. Yaklaşık 30.000 Türkçe sözcüğün ölçü alındığı bir değerlendirmede a harfi 26.323, e harfi 16.308, k harfi 13.542, i harfi 13.384, m harfi 11.263, l harfi 10.496, t harfi 9.669, r harfi 8.698 kez geçmektedir.

Q klavyede ise Türkçede en çok kullanılan harfler klavyenin en ücra köşelerine dağıtılmış durumdadır.

Buna karşılık, Türkçede 30.000 sözde sadece 125 defa geçen ve en az kullanılan harf olan j harfi, Q klavyede en işlek parmağa gelecek şekilde konumlandırılmıştır. F klavyede bu harfin yerinde Türkçede en fazla kullanılan ünsüz olan k harfi bulunmaktadır. Böylece F klavyede tuş dizilimi, Türkçede en çok kullanılan harfler en işlek parmaklara gelecek şekilde dizayn edilmiştir. 

Q Klavye (QWERTY) olarak bilinen tuş dizilimi aslında daktilonun icat edildiği günden beri değişmedi.

1874 yılında, dönemin daktilo yazı makinesinin mucidi olan Christopher Latham Sholes, 1867’de cihazın patentini almış ve ilk çalışan örnekleri ortaya koyduğu sırada cihazın tasarımının neden olduğu mekanik bir sorunla karşılaştı.

İcat ettiği bu makinenin harfleri kâğıda basmak üzere kullandığı mekanik harf kolları, kapalı bir kutunun içinde yer almaktaydı. İki kol birden kâğıda doğru havalandığında kâğıdın içerde sıkışmasına neden olmakta ve birbirine çarpan harf kolları kırılmaya neden olmaktaydı.

Christopher Latham Sholes, bu sorunun çözümü için daktilo kullanıcılarının yazım hızını yavaşlatmak üzere harflerin yerlerini olabildiğince karıştırarak en çok kullanılan harfleri elin en zor ulaşabileceği yerlere yerleştirmeyi uygun görmüş ve daktiloda sol en üst hizadan başlayarak ilk altı harfin yan yana gelmesiyle “QWERTY” dediğimiz, diğer adıyla “Q klavye” adını verdiğimiz harf dizilimini ortaya çıkardı.

Q Klavye, İngilizce de dâhil olmak üzere neredeyse hiçbir dil için faydalı değildir. Her dile ayrı olarak klavye üretilmesi gerekiyor olsa da buna rağmen Q klavye yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.

Peki Türkçenin okunduğu gibi yazılan bir dil olmasının sağladığı bir avantaj var mı?

Klavye şampiyonumuz Celal Aşkın’a göre, Türkçenin sondan eklemeli bir dil olması işleri daha da zorlaştırıyor. Buna rağmen F klavye yine de büyük avantaj sağlayarak birinciliklerin gelmesinde önemli rol oynuyor.

Bilgisayar klavyesini bilimsel bir yöntemle (on parmakla, bakmadan) kullanmayı öğrenmek de oldukça önemli.

Bu şekilde yazmayı öğrenen bir kimse ezberleyip bilinçaltına aldığı klavyedeki harf, sayı ve işaretleri aramayı hiç düşünmeksizin yazabildiği ve düşüncesini, yazmakta olduğu konuya yoğunlaştırdığı için düşünce kalitesini yazıya en üst düzeylerde yansıtabilir.

Belki de bir şeyler değişmeli ve ülkece F klavyeye geçmek gerekli! Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yorum yapın